Cuma, Ağustos 31, 2007

SEFER DER ESBKEŞAN

Geçen Pazar Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'ndeki dostlarımızla Kulu'daydık. Ev sahibimiz Kulu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Yıldız'ın her anında bize eşlik ettiği bu gezi yıllardır Konya-Ankara ve Ankara-Konya seferlerimiz sırasında tam ortasından geçtiğimiz ama topu topu 15 dakika bile mola vermediğimiz Kulu hakkında ne kadar az şey bildiğimizi ortaya koydu. Doğrusu kendimi "Ol mahiler kim derya içerdirler deryayı bilmezler" mısraındaki balıklar gibi hissettim.

Kulu, Cihanbeyli, Şereflikoçhisar yöresi tarihte "Esbkeşan" adıyla bilinirmiş. Hatta bu adın adı geçen yerleşim yerleri için bir çeşit dönüşümlü olarak kullanıldığı da söyleniyor. İnternet yoluyla yaptığım kısa bir araştırmada Farsça'da "at çeken" anlamına gelen "esbkeşan"ın özel ad olmadığını öğrenmek beni şaşırttı. Tarihi belgelerde geçen "Adları yazılı muhtelif zevat ve eşhas uhdelerinde bulunan esbkeşan taifesi", "Konya livasına tabi Turgud, İnsuyu, Karışözü ve Eskiil kazalarının isimleri yazılı muhtelif karye ve çiftliklerinde mukim esbkeşan ashabı" gibi ibareler "esbkeşan"ın muhtemelen at yetiştiren ya da at arabalarını sevk ve idare eden bir mesleğin mensuplarına verilen ad olduğunu düşündürdü. İşin özünü kuşkusuz tarih ve dil bilimi erbabı aydınlatacaklardır.

Dünyada 6 türü olan flamingoların "Phoenicopterus Roseus" türü Türkiye'de de yaşıyor. Gül renkli bu türe ait en büyük koloni ise Tuz Gölü'nde barınıyor. Uzak olmayan geçmişte tam 14 bin çift sayılmış Tuz Gölü kolonisinde, ancak bu sayısının giderek azaldığı belirtiliyor.
Azalmanın nedeni ise kuraklıkla birlikte Düden Gölü başta olmak üzere çevredeki irili ufaklı göllerin kuruma noktasına gelmesi sonucu hem ergin hem de yavru flamingoların yeterince beslenememesi.

Düden Gölü sadece flamnigoların beslenme alanı değil. Dünyada dikkuyruk ördeklerinin kuluçkaya yattığı ender yerlerden biri olması yanı sıra yaklaşık 180'den fazla kuş türünü de barındırıyor bu doğa harikası. İşte Düden Gölü sakinlerinden bazıları: Karakoyunlu batağan, angıt, poyrak kuşu, kılıçağa, uzunbacak, büyük cılıbıt, akdeniz martısı, ince gagalı martı, gülen sumru, boz kaz, çıkrıncın, posbaş dalağan, küçük cılıbıt, kocagöz, küçükkumkuşu, sarı saçaklı kumkuşu, akkanatlı sumru, bağırtkan.

Kulu, Düden Gölü'nü ve flamingolarını yeterince tanıtabiliyor diyemeyiz. Belediye ve Kaymakamlık'a bağlı birimler ile odalar, vakıflar, sivil toplum kuruluşları bir araya gelip bu konuda bir proje hazırlamalılar diye geçiyor insanın aklından. Belki de var böyle bir proje ama ben varlığını hissedemedim. Kuşkusuz sadece tanıtım projesi yapmak yetmeyecek, bu projenin doğurduğu sonuçları destekleyecek bir sosyal gelişim de gerekiyor. Kulu şu andaki haliyle çok sayıda ziyaretçiyi kaldıramayacak gibi görünüyor.

Gezi grubundaki bazı arkadaşlarımız pek haklı olarak Sayın Ahmet Yıldız'dan bir gözlem kulesi istediler. Başkan'da bunun düşünüldüğünü, ancak kuşlara ateş edilmek için kullanılabileceği kaygısıyla vazgeçildiğini belirtti. Kuşkusuz Başkan'a hak vermemek mümkün değil, ama bu kaygıların gözetleme kulesinde hem gelenlere bilgi verecek hem de emniyeti sağlayacak bir görevli istihdam edilerek çözülebilmesi zor bir iş olmasa gerek.

Kulu'daki gezimiz önce Tuz Gölü'ne, oradan Hirfanlı Barajı kenarındaki Hamidiye Çiftliği tesislerine kadar uzandı. Dönüşte gün batımındaki eşsiz görünümünü izlemek için tekrar Tuz Gölü'ne uğradık. Kulu'ya dönüşte Sayın Ahmet Yıldız'ın son yıllarda adına yakışmayan bir duruma düşen Olof Palme Parkı'nı yeniden hayata döndürdüğünü büyük bir memnuniyetle müşahade ettik. Park'ta çayımı yudumlarken hayal dünyamda Kulu'da yabancı ülkelerde çalışan ya da yaşayan yurttaşlarımızın sorunlarıyla bir sempozyuma katıldım. Başkan, AB Fonlarından bir kaynak bulmuştu, ülkemizden ve Avrupa ülkelerinden çok sayıda bilim adamı ve politikacı sempozyuma davet edilmişti. Hayal bu ya…( Neden gerçek olmasın ki?)