Anlatırlar… Zamanın güçlü partisi belediye başkanlarını toplamış, genel başkan huzurunda her başkan yaptığı icraatları anlatmış. Sabırla tüm anlatılanları dinleyen genel başkan sonunda mikrofonu eline almış ve “Bana yaptığınız yolu, döşediğiniz kaldırımı falan anlatmayın! Onlar zaten göreviniz, tabii ki en iyi şek,ilde yapacaksınız …” demiş.
Bir dostumun “Ne büyük bir genel başkan” diye gözlerinin içi ışıldayarak anlattığı bu manzara ne yalan söyleyeyim orada bulunan beş-on kişiden bir tek beni etkilememişti. Etkilememişti çünkü belediyelerimizin kahir ekseriyetinin henüz yol, kaldırım vb. sorunların üstesinden gelemediğini biliyordum.
***
Giderek hareketsizleşen, hareketsizleştikçe de sağlıksızlaşan bir toplumun sağlığı için kaygılı bir hekim olarak her zaman, her yerde, her şartta ve her çeşidiyle hareket etmeyi savuna gelmişimdir. Bazıları gibi hareket denince özel mekanlarda, özel zamanlarda, özel giysilerle yapılan sporları anlamıyorum. Bahçede çalışmayı, merdiven inip-çıkmayı, hele hele de yürümeyi hareketli yaşamın herkese, her keseye uygun seçenekleri olarak görüyorum. Yürüme beden ve ruh sağlığı açısından yararlı olduğu kadar belli mesafeler için zararları ve riskleri hergün daha da belirginleşen otomobille ulaşıma sıfır maliyetli ciddi bir alternatiftir.
Bu nedenle yürümeyi teşvik amacıyla Batı ülkelerinde dev kampanyalar düzenleniyor, akıl almaz diyebileceğimiz paralar sarf ediliyor.
***
Peki bizde durum nedir?
***
Otomobille ulaşım hala bir toplumsal statü göstergesi olarak algılandığından bizde yürümeye meraklı sayısı oldukça az. Bu nedenden olsa gerek belediyelerimiz yürüyen azınlığın değil otomobilli çoğunluğun hizmetinde olmayı önemsiyorlar( demokrasiyi çoğulcu yönetim biçimi değil de çoğunlukçu yönetim biçimi olarak algılarsanız bu durumu çok doğal da bulabilirsiniz). Ancak belediye yetkilileri günü kurtaran değil, geleceğin sağlıklı şehirlerinin temellerini atan kişiler olarak populizme pabuç bırakmadan aklın, bilimin ve çağdaş dünyanın gereklerini yerine getirmek zorundadırlar.
Bu nedenle çok önemli hizmetlere imza atan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek ve Meram Belediye Başkanı Sayın Refik Tuzcuoğlu bir sabah saat 08:30 civarında eski SSK (yeni Konya Eğitim ve Araştırma) Hastanesi civarını bir dolaşmalılar. Örneğin Piyale Sokak’a girerek “Benim yaya vatandaşım nereden yürüyecek? Hay Allah! Biz yeni yeni caddeler açarken, köprülü kavşaklar inşa ederken nasıl olmuş da yıllardır var olan bir sokağın kaldırımını unutmuşuz (ya da var olan kaldırımın işgal edilmesine duyarsız kalmışız)?” demeliler.
Daha önce defalarca dile getirdiğimiz bu hastane çevresindeki trafik, yaya kaldırımı, park vb. sorunların çözülmesi için bencileyin sıradan vatandaşların konuşmasının-yazmasının etkili olabileceğini düşünmüyorum, çünkü sıradan olmayan bir vatandaşın (bir önceki valimiz Sayın Atilla Osmançelebioğlu’nun eşinin) içinde bulunduğu bir otomobilin bu çevrede kaza yapması bile buralardaki sorun yumağına hakkıyla el atılmasına yetmedi. Bendeniz sadece duyarlı bir vatandaş olarak tarihe not düşmek istedim.
O kadar…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder