Tıbbi
bilgi artık bir hekimin tek başına hakim olamayacağı kadar artmış durumda. Ne
kadar zeki olursa olsun, ne kadar eğitilmiş olursa olsun, ne kadar
bilgisayarlarla donatılmış olursa olsun hiçbir hekim teki 13 600 hastalığı,
6000 küsur ilacı, 4000 civarında girişimi bırakın uygulamayı, belleyemez bile. Bu
bizleri zorunlu olarak takımlar halinde çalışmaya itmektedir. Eskiden sağlık
hizmetlerinde takım denildiği zaman bir hekim, yanında bir ya da iki hemşire ve
birkaç yardımcı personel anlaşılırdı ve hekim doğal olarak bu takımın başıydı.
Şimdiki takımlarda bir hekim değil, bazen onlarca hekim var. Çok değişik bakış
açıları, çok farklı yetişme biçimleri olan bu hekimlerin başı kim?
Baş
dediğimiz zaman yukarıdan aşağıya doğru bir dizilişi zımnen kabul etmiş
oluyoruz. Günümüzde sağlık hizmetlerini verirken hekimler arasında böyle bir
yukarıdan aşağı (hiyerarşik?) dizilim söz konusu mu? Kanaatimce artık böyle bir
dizilimden söz edilemez. Metaforik olarak her branşın kendini güneş, diğer
branşları etrafında dönen gezegenler gibi hissedebilir. Ancak metaforlar,
arkalarındaki gerçeklik ortadan kalktığında insanları yanlış yönlendirmenin
araçları haline gelebilirler. Artık her branş bir yıldız gibi kendi
yörüngesinde akıp gitmektedir. Hiçbir uzman diğerinin astı ya da yardımcısı
değildir. Hepsi kendi alanında en üsttür ve olmazsa olmaz konumdadır. Peki,
yukarıda değindiğimiz gibi çok değişik bakış açıları, çok farklı yetişme
biçimleri olan bu hekimlerin hastanın tedavisi konusundaki yaklaşımları
çeliştiğinde ne olacak?
Klasik
bakış açısıyla “hastanın müdavi hekimi ne derse o olur” diyebiliriz. Hasta,
rahatsızlığı nedeniyle bir hekime gitmiş, onun hastası olmuş, o da hastanın
tanı ve tedavisinin bazı aşamalarında başka meslektaşlarının fikrini alma
gereği duymuşsa (konsültasyon, danışım) ortada bir sorun olmayabilir kuşkusuz.
Ancak günümüzün gerçekleri biraz daha farklı, biraz daha karmaşık. Acil servise
belki de bilinci yerinde değilken getirilen bir hasta düşünün. Orda görevli bir
hekim zorunlu olarak hastayı kabul ediyor. Bir dizi tetkik, bir dizi
konsültasyon istiyor. Kendisi hayat kurtarıcı işlemleri yaparken konsültasyon
istediği hekimler de bir dizi işlem yapıyor, tetkik istiyor. Mesai saati
doluyor, hasta acil serviste başka bir hekime devrediliyor. Konsültan
hekimlerden biri hastayı bizim servise yatıralım diyor, bir başkası da aynı
şeyi söylüyor. Ve saire, ve saire …
Şimdi burada müdavi hekim kim?
“Müdavi
hekim”in tanımını arıyorum. Eskilerden başlıyorum gözden geçirmeme: Tıbbi
Deontoloji Nizamnamesi, Yataklı Kurumlar Tedavi Yönetmeliği vs, vs. Buralarda
sıfat var, ama tanım yok. Daha yeni metinlerde bu eksiklik düşünülerek tanımlama
yapılmıştır ümidiyle devam ediyorum aramaya. Rastaldığım bir "yasa tasarısı"nda müdavi hekim
şöyle tanımlanıyor: “kamu ve özel hukuk
kişilerine ait sağlık kurum ve kuruluşları ile özel hukuk hükümlerine göre
faaliyet gösteren ve gerçek veya tüzel kişilere ait hastane, poliklinik,
dispanser, sağlık kabini, muayenehane, laboratuar ve her ne ad altında olursa
olsun tıbbi teşhis, tedavi ve müdahale ile bu maksada matuf yerlerde hastasına
tıbbi hizmet veren hekim.” Ne dersiniz, size bir anlam ifade etti mi? Doğrusu,
bana hiçbir anlam ifade etmedi. Bu bildiğimiz “hekim”in tanımı, “müdavi”
olduğuna göre onu bildiğimiz hekimden ayırt edecek bir özelliği olması lazım.
Yasa tasarısı gibi çok önemli bir metinde bu ayırt edici özellik yazmıyorsa
söylenebilecek tek söz var: “Ört ki ölem!” İlginçtir “yavru vatan” KKTC’nin
Tabipler Birliği Yasası’nda ümit verici bir tanım var: “hastaya bakan ve
hastanın tedavisini ve takibini üstlenen hekim.” Evet ümit verici, ama bu tanım
da gördüğünüz gibi yaraya merhem değil.
Son
yıllarda bir de hastanın hekimini belirleme hakkı işe karıştı. Hasta “benim
müdavi hekimim Dr. Ahmet Bey olacak!”
dediği zaman ne yapacağız? Dr. Ahmet Bey o serviste o zamana kadar hastanın
tanı ve tedavi aşamalarına hiç müdahil olmamış bir hekim. Üstelik o zamana
kadar hastayı üstlenen Dr. Mehmet Bey bu seçimden hiç de memnun değil çünkü
performans puanı azalacak yani maddi kayba uğrayacak. Diyor ki Dr. Mehmet Bey,
“Bu tamamen Dr. Ahmet Bey’in hasta yakınlarına yaptığı attraksiyonların bir
sonucu, ben hastaya gayet iyi hizmet verirken bu hekim değiştirme ihtiyacı
nereden ortaya çıktı? Yanlış bir şey yapmışsam, hizmette bir kusur işlemişsem
hasta hakları kurulu var, şikayet hatları var, en nihayetinde hukuk yolu var.”
Şimdi nasıl ayıklayacağız pirincin taşını?
***
***
Bunları
gündeme getirmem müdavi hekimin kim olduğu konusunda hukuki tartışmalar
başlatmak değil. Dikkat çekmek istediğim konu artık hekimliğin tek başına
yapılır bir meslek olmaktan çıktığı. Kabul edlelimki günümüzde geleneksel anlamdaki hasta-hekim
ilişkisi de can çekişmektedir. Kendimizi, hasta-hekim ilişkisini de kaybetmeden, hasta-takım ilişkisine hazırlamamız
gerekiyor. Ne yazık ki bizler bırakın hastayla aramızda bir takım ilişkisi
kurabilmeyi daha kendi aramızla böyle bir ilişkiyi kurabilmiş değiliz. Bunun
kusurunu kendi dışımızda onlarca faktöre bağlayabiliriz. Hepsinde de gerçekten
bir parça vardır muhakkak, ama ben asıl sorunun kendimizde olduğunu düşünüyorum:
Yirmibirinci yüzyılın hekimliğine hazır değiliz!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder