“Aktif vatandaşlık” çağımızın hızla gelişen kavramlarından biri. Artık halkın yönetime katkısı temsilcilerini seçim bir kenara çekilmek biçiminde olmuyor. Halk her aşamada yönetime müdahil olabiliyor. Gerçek demokrasi ancak bu şekilde nevş ü nema bulabiliyor. Belediyelerde kurulan kent meclisleri, kadın meclisleri, gençlik meclisleri, çocuk meclisleri vb. oluşumların temel hedefi de bu.
Konya’da da belediyelerimiz halkı yönetime katma açısından bu tür çalışmalar yapmaktadırlar. Bu açıdan Selçuklu Belediyesi yaptığı çalışmalarla her zaman kişisel olarak taktir ettiğim ve bu köşeden de bu duygularımı kamuoyu ile paylaştığım bir belediyedir. Kuşkusuz bir kişi ya da kurumun bazı çalışmalarını beğenmek her yaptığı işi desteklemek anlamına gelmez. Eğriye eğri doğruya doğru demek insanlık görevi.
5 Nisan 2006 tarihli yazımda bazı gazete haberlerine değinmiştim. Bu haberlerden biri bir merkez ilçe belediyemizin bir firmaya verdiği plaketi konu almaktaydı. İsim anmamıştım ama Selçuklu Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sayın Ali Düz bu haberle ilişkili yorumumuzu okuyunca bir açıklama gönderme gereğini hissetmiş. Duyarlılığından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.
Sayın Düz açıklamasında Selçuklu Belediyesi’nin sosyal-kültürel ve sanatsal çalışmalarından bahsetmiş. Bir çoğuna katılamasam da aktif vatandaş olmaya çalışan bir birey olarak bu çalışmaların hepsinden haberdarım ve Konya’da yaşayan bir kişi olarak bunların fevkalade yararlı olduğuna inanıyor ve gurur duyuyorum.
Belediyelerin bu tür etkinliklerde özel sektörden en azından sponsorluk bazında destek almaları son derece doğaldır. Ancak sponsorluğun koşulları olsa gerektir. Bir kamu kurumu sponsor ararken kurallarını koymalı ve teklifini bu kurallar çerçevesinde konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara götürmelidir. Tabii ki ben emsal kişilerin mesleği gazetecilik ya da habercilik değil hafta bir yorum yazmaktan ibaret olduğu için Selçuklu Belediyesi bunu yapmış mıdır yapmamış mıdır bilmem de araştırmam da mümkün değildir. Aslolan kamu kurumu yetkililerinin böylesi konularda yorum yapanları kınayan bir tavır içinde olmaları değil, bu konuları artık internet ve e-posta sistemleriyle basın mensuplarının masasına kadar rahatça ve masrafsız olarak gönderilebilen basın bültenleri vasıtasıyla kamuoyu ile paylaşmalarıdır.
Sayın Düz’ün açıklamalarından Selçuklu Belediyesi’nin etkinliklerine katkıda bulunan 10 firmanın tamamına plaket verildiği ancak bunlardan sadece birinin söz konusu olan firmanın çabalarıyla basına yansıdığı anlaşılmaktadır. Buradaki etik garabetin üzerinde belediyelerin de, gazetelerin de, firmaların da, saydığım kurum ve kuruluşların bağlı bulundukları meslek örgütlerinin de ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir herhalde. Ben burada bir değerlendirme yapıp polemikçilik yapmayı uygun bulmuyorum.
Sayın Düz’ün gerçekten aydınlatıcı olan açıklamasının son bölümünü buraya aktarmakta yarar var: “Yazınızı hazırlarken hakkında yazacağınız kişi ve kurumla görüşerek konunun mahiyeti hakkında detaylı ve doğru bilgi edinebilir, kamuoyunda oluşacak yanlış kanaatlerin önüne geçebiliriniz. Duyarlı ve tarafsız gazeteciliğin gereği budur.”
Yukarıdaki satırlar gerçekten de önemli mesajlar içeriyor. Basınımızdaki eksik kalan bir noktaya dikkatlerimizi çekiyor: Bir haber hazırlanırken bütün tarafların görüşünü almak. Ancak bu mesajın adresinde bir yanlışlık olduğunu sanıyorum. Bendeniz habercilik yapmıyorum ki. Sadece yorum yazıyorum. “Köşe”yi gazetenin haber kısımlarından ayırmanın anlamı da bu değil mi? Köşede haber değil kişisel yorumlar bulunması gayet doğaldır. Üstelik bu yorum somut bir delile, bir hatta birkaç gazetede yayınlanan bir haber üzerine yapılmıştır. Ayrıca hiçbir kurum ya da kişinin adının anılmamasına da özen gösterilmiştir. Hatta köşe yazım bu haberlerle ilgili olarak kamuoyunda anılan belediye hakkında oluşan yanlış kanaati düzeltme imkanını da sağlamıştır.
Konuşa konuşa doğruyu bulacağımıza inanıyorum. Ancak şunu gözden kaçırmayalım: konuşmaların kamuoyu önünde olması örnek almaya çalıştığımız Batı toplumlarının, kapalı kapılar arkasında olması ise Şark toplumlarının özelliğidir.
-----------------------------------------------------------------------------------
Bu dünya yapıp ettiklerimizin yankılanıp bize döneceği bir dağdır. Mevlana C. Rumi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder