Yaşayanların Kendisinden Çok Şey Öğrenmeye Devam Ettikleri Bir Ölü
Nazmi Zengin
Biz Türkler İvan denince Rusları, az buçuk mürekkep yalamışlarımız ise Rus çarı Korkunç İvan'ı hatırlarız. Yazımızın konusu olan İvan İllich ne Rus'tu, ne de korkunçtu. Aşağıdaki satırları 2 Aralık 2002'de Almanya'nın Bremen şehrinde vefat ettiğini öğrenmem dolayısıyla kaleme almıştım. Aradan geçen zamana uyarlamak için biri şu an okuduğunuz olmak üzere baş kısmından iki cümleyi, bir de son cümleyi değiştirerek arz ediyorum.
Tanışma-
Ben İvan İllich'i 1985 yılında İlim ve Sanat dergisinde Enes Harman imzasıyla yayınlanan "İllich'in medikal düzen eleştirisi ve Türkiye gerçeği" başlıklı makaleyle tanıdım. Makaleyle birlikte İllich'in kısa bir özgeçmişi ve Medical Nemesis adlı eserinden beş paragraf tutarında alıntıya da yer veriliyordu. Hem yaşamöyküsü hem de söylediği şeyler çarpıcıydı. O kısacık metindeki kadarıyla bir tanışıklık "İllich'i tanıdım" demek için yeterli miydi? Yetersiz olduğunu hemen fark etmiştim, ama yazarın da vurguladığı gibi Türkiye'de geniş okuyucu kitlesi tarafından pek tanınan bir düşünür değildi ve henüz hiçbir kitabı Türkçe'de yayınlanmamıştı.
Sonraki yıllarda başta "Okulsuz Toplum" olmak üzere bir çok eseri dilimize kazandırıldı. İllich ülkemizde, özellikle gençler arasında, tanındı. Solun bir bölüğü, çevreciler ve ilginç olarak İslamcılar İllich'i okudular; ama anladıklarına dair kayda değer işaretlere ne yazık ki rastladığımı söyleyemem.
Düşünceleri-
Onun "okulsuz toplum" demesi kafalarda yanlış bir çağrışımlar uyandırmasın. O, okulsuz toplum derken duvarların ötesine taşmış, tüm toplumu ve hayatı kucaklamış bir eğitim ve öğretim sürecinden bahsediyordu. Ona göre, "Okul, bireyleri, insan dahil her şeyin ölçülebileceği bir dünya için hazırlar. Okulların var olduğu bir dünyada mutluluğa giden yol, bireyin tüketim kalıplarıyla belirlenmiştir." Çözüm ise var olan eğitim kurumlarına alternatif olarak hayatın her anını bir öğrenme faaliyetine dönüştürecek, insanları yaratıcı ve özerk kılacak ve teknokratlarca denetlenmeyen değerleri yaratacak bir eğitim ağının oluşturulmasıdır. İnternet ortamının gelişmesi İllich'in okulsuz toplum rüyası için yeni ufuklar açmış görünüyor.
Bireyi ezen, onun özgür yaşama ve düşünmesine ket vuran "kurumsallaşma"ya, insanları kendi yaşamları, aileleri ve toplumları hakkında cahil ve karar veremez duruma sokan "uzmanlaşma"ya, bilgiyi, eğitimi, doğayı hatta duyguları bile alınır-satılır, paraya tahvil edilebilir hale getiren "metalaşma"ya karşıydı. Ona göre modern toplumlarda eğitim, sağlık, ulaşım gibi ihtiyaçlar bürokratik refah devletinin bu hizmetleri yerine getirmekle yükümlü kurumlarca karşılanmaktaydı. Bir zamanlar insanların doğal çevre ilişkileri içerisinde karşıladıkları temel ihtiyaçlar, modern toplumda "bilimsel olarak" üretilmiş hizmetlerin tüketilmesine indirgenmekteydi. Modern çağda belirli bir tüketim seviyesinin altına düşenler teknokratların oluşturduğu kriterlere göre fakir sayılıyordu. Yerleşik düzen, kendi kendini eğitmeyi yetersiz görüyordu. Ancak kurumsallaşmış hizmetlere olan bağımlılık bireysel yetkinliğe zarar veriyor, bireyi yeterli karar verme gücünden yoksun bırakıyor, onu kendi dışında oluşturulan hizmetlerin pasif tüketicisi haline getiriyordu.
İnsan- insan arası ve insan-çevre arası ilişkilerin otonom ve yaratıcı bir temele dayandığı dostça(convival) kurumlar kurulabileceğini ve ancak bu şekilde oluşan toplumların sağlıklı olacağını savunuyordu. Seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinelerin aksesuvarları haline getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorguluyordu. Kişiler arasında özerk, yaratıcı ilişkiler kurulabilmesinde araçların rolüne dikkat çekiyordu. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek araçların insanlara hükmetmeye başladıkları noktada büyümeye karşı çıkıyordu.
Çok kısa yaşamöyküsü-
İllich, 4 Eylül 1926'da Viyana'da doğdu. Temel eğitimini 1936-1941 yılları arasında Viyana'da aldı. Annesi Yahudi kökenli olduğu için 1941'de Nazilerce sürüldü. Üniversite öncesi eğitimini İtalya'da Floransa şehrinde tamamladı. Sonra Floransa Üniversitesi'ne ve Vatikan'da Gregorian Üniversitesi'ne devam ederek tarih ve teoloji okudu. Papaz olmaya karar verdi. 1951'de Salzburg Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1956'ya kadar New York yakınlarında papazlık yaptı. Cemaati çoklukla İrlandalı ve Porto Rikolulardan oluşuyordu. Burada Porto Riko kültürünün sözcüsü oldu. İspanyolca ve bir çok dil öğrendi. Katolik kilisenin Güney Amerika siyasetine yönelttiği eleştirilerle dikkat çekti; kilise çevreleri ve Vatikan'la arası bozuldu. 1956-60 arasında Porto Riko'nun Ponce şehrinde Katolik Üniversitesi'nin rektör yardımcılığını yaptı. Daha sonra Meksika'nın Cuernavaca şehrinde Kültürlerarası Dökümantasyon Merkezi(CIDOC)'ni kurdu ve çalışmalarını orada sürdürdü. Amacı alternatif bir eğitim programı oluşturarak gönüllüleri Latin Amerika dilleri ve kültürleri konusunda eğitmek olan CIDOC, kısa zamanda Güney Amerika'daki askeri diktatörlüklere karşı muhalefet merkezlerinden biri oldu. 1980lerden beri vaktini Meksika, ABD ve Almanya arasında geçirmekteydi. Penn State ve Bremen Üniversitelerinde bilim, felsefe, teknoloji ve toplum dalında konuk profesör olarak dersler veriyordu. Illich takipçileri olsun, etrafında ekol olsun istemiyordu, ancak düşünceleri ve hayat tarzının bazı küçük gruplar tarafından benimsendiği bilinmektedir. Bu yazıyı kaleme almadan önce yaptığım bir araştırmada 1971-1993 yılları arsında yayınlanmış 17 kitabı olduğunu belirledim.
Türkçe'de İllich-
Okulsuz Toplum (çev. T.Bedirhan Üstün, Birey ve Toplum Yay), Şenlikli Toplum ( çev. Ahmet Kot, Ayrıntı Yay), H2O/ Unutmanın Suları( çev. Ruşen Değerli, Afa Yay), Enerji ve Eşitlik ( çev. Ufuk Uyan, Ağaç Yay), Sağlığın Gaspı (Çev. Süha Sertabiboğlu, Ayrıntı Yay)
Ustaya saygı-
İllich, bazı kimselerin sandığı gibi bir ideolog olmaktan ziyade değişik konuları tartışmaya açan, bir çok konuya ilgi duyan "hezarfen" bir kişiyidi. Özellikle biz hekimlerin gözlerini açan, olaylara, toplumuma genelinde geçerli kabul edilen kurumlaşmalara, tutum ve davranışlara eleştirel bir bakış tarzı geliştirmemizi ve kendimizi olumlu yönde değiştirmemizi sağlayan düşünürlerden biriydi. Bu yargım hiç de abartılı gelmesin. British Medical Journal'ın editörü Redmont Smith 2002 Nisan ayında yazdığı bir editoryalde İllich'in Medical Nemesis( Türk. çev. Sağlığın Gaspı)i için söylediği şu sözler en güçlü kanıtımdır: “Hastayken her gün yaptıkları işin değeri ve bilgeliği konusunda kuşku duyan doktorlar tarafından bakılmak isterim; İllich'in kitabı böyle doktorların yetişmesine yardım edecektir.”
Ölümünün üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hala yaşayanların kendisinden çok şey öğrenmeye devam ettikleri ustaya bir kez daha toprağın bol olsun diyorum!
-----------------
Konya-Karaman Tabip Odası Bülteni'nde yayınlanmıştır(Aralık 2004)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder