Çarşamba, Temmuz 11, 2007

BİR TIP DERGİSİNDEN ÇEVİRİ
Bu hafta İngilizlerin ünlü tıp dergisi British Medical Journal’da sürekli yazar olan Dr.Trisha Greenhalgh’dan yaptığım bir çeviriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ünlü tıp dergisinden yapılan çevirinin bir günlük gazete köşesinde yer almasını tuhaf karşılayabilirsiniz. Ama şunu hatırlatmak isterim İngiltere gibi ülkelerde tıp dergileri sadece hekimlerin anlayabilecekleri bir dille yazılmış teknik konuların yer aldığı dergiler değillerdir. O dergilerde sosyal konular da, dinsel konular da, cinsel konular da yer alır. Ve kanaatimce İngiltere’nin hala dünyanın sayılı ülkelerinden bir olarak kalması bu bütüncül anlayışa bağlıdır.
***
ÜÇ NUMARALI ODADA KİMİN YATTIĞINI DUYDUN MU ?
Bir keresinde peritonit tanısıyla hastaneye alınmıştım.Ulusal Sağlık Sigortası'nın ameliyat yatağı sırasına giren çoğu hasta gibi,Acil Servis'te saatlerce kaldım. Nihayet yatırıldığım bölümün doktoru geldi ve beklettiği için özür diledi.Sonra bana çarpıcı bir yudum morfin yazdı.
Daha önce bu hastanede iki yıl asistan olarak çalışmıştım.Yarım günüm vital bulgularımı tabelaya kaydetmek için ikide bir ortaya çıkıveren hemşireler sayesinde bir uyuyup bir uyanmakla geçti.
Bir ara perdenin kenarından bir kafa uzandı,kim olduğunu çıkartamadığım(ama beni çok iyi tanıyan) bir intern sırıtarak konuşmaya başladı.
"Burada olduğunu John'dan duydum.Neyin var ? Apandisit mi ? Jinekolojik bir şey mi ?"
"Bilmiyorum." Sesimin kaybolup gittiğini duyabiliyordum.
Başka sorular da sordu,abuk sabuk konuşmuş olmalıyım
"Ooo! Unut gitsin. Dosyana bakayım. "
Bir süre sonra daha aşina simalar göründü; hastaneye yattığımı kantinde duyduklarını söylüyorlardı. Tabelama baktılar, serumumun damlalığı ile oynadılar ve geçmiş olsun dileyerek uzaklaştılar. Dışarıdaki bankonun önünde filimlerim hakkında tartıştıklarını duyabiliyordum.
Bunların hepsi sekiz yıl önce olmuştu. Geçtiğimiz birkaç hafta içinde çalıştıkları hastaneye yatmak zorunda kalan üç doktorun daha hikayesini dinledim.Hepsinin başı uzaktan tanıdıklarından oluşan ziyaretçi kalabalıklarıyla derde girmişti. Az sayıda da olsa bazı davetsiz misafirler orada çalıştıkları ve hastayı tanıdıkları için hastaya ait kayıtlara bakma, hatta tedavi hakkında fikir yürütme hakkını kendilerinde görüyorlardı.
Hastamıza ait ayrıntılı bilgileri arkadaşlarıyla ya da tanışlarıyla tartışmayı reddetmek ve meslektaşlarımızla bazı bilgileri sadece gerektiğinde paylaşmamız gerekiyor. Ama hangimiz aynı standartları hastaların bizi hiç ilgilendirmeyen kişisel bilg,ileri konusunda uygulayabiliyoruz ?
Bir daha hastaneye düştüğümde, yakın arkadaşlarım olmayan kişilerce ziyaret edilmek istemiyorum.Arkadaşlarıma gelince, tıp eğitimi almış olsunlar ya da olmasınlar, rahatsız olduğum şeyleri onlara söyleyecek ve hastalığım hakkında benim onlara açıkladıklarım dışında araştırmalara kalkışmamalarını tembihleyeceğim.
***
Sağlıklı haftalar dileğiyle…

Hiç yorum yok: