BUGÜN SUSACAĞIM
Bugün susacağım, canım bir şey yazmak istemiyor. Susacağım, ama görevimi de savsaklamayacağım. Ben susacağım, alıntılar konuşacak bugün.
Niye mi susuyorum? Biraz sıcaktan, biraz da duvara konuşuyormuşum hissine kapıldığımdan herhalde.
***
Duvara konuşmak denilince hemen aklıma belki yüzlerce defa dinlediğim ama her dinlediğimde de gülümsemekten kendimi alamadığım o fıkra gelir:
Kudüs'te görevlendirilen bir gazeteci, Ağlama Duvarı'nın önünden her geçişinde, yaşlı bir Musevî'nin orada öyle durup dua ettiğini fark etmiş. Bir hafta, iki hafta... Sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar vermiş. İzin alıp teybini açmış, sormuş adama:
- Adınız?
- David. Polonya Yahudisiyim. Yaşım 65. Smalla'da bir manav dükkânım var. Evliyim. İki çocuğum Tel Aviv'de bir çiçek serasında çalışıyor.
- Sizi her gün burada, Ağlama Duvarı'nın önünde, dua ederken görüyorum.
- Evet, her sabah dükkânı açmadan buraya gelirim. Dünya barışı ve insanların kardeşliği için dua ederim. Öğle tatilinde bu sefer insanların mutluluğu, acıların sona ermesi için Yaradan'a yalvarırım. Akşam da, eve dönerken, bu kez dürüst ve iyi insanların esenliği için dua ederim. Cumartesi günümü de burada, yine dua ederek geçiririm.
- Ne güzel! Kaç senedir bunu sürdürüyorsunuz?
- İsrail’e göçtüğümden beri, yani 40 yılı geçti. Gazeteci çok etkilenmiş, heyecanla sormuş:
- 40 yıldır her gün dua ediyorsunuz. 40 yıldır yılmadınız. Bugün nasıl bir duygu içindesiniz, neler hissediyorsunuz?
Uzun, uzun iç geçirmiş yaşlı Musevî; sonra bezgin bir sesle cevap vermiş:
- Vallahi artik bilemiyorum, demiş. İçimde, sanki duvara konuşuyormuşum gibi bir his var...
***
Nedense benim de içimde öyle bir his var…
***
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde “yaya kaldırımı” şöyle tanımlanıyor:
“Karayolunun taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzel kişilere ait mülkler arasında kalan ve yanlız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısımdır.”
Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanan “Şehir İçi Yollar - Yaya Kaldırımı Koruyucu Engelleri - Tasarım Kuralları" El Kitabı”na göre, kaldırımlarda aranacak nitelikler ise şöyle sıralanıyor:
-Kısmen hemzemin kesişmeli, yarı erişme kontrollü çevre yollarında, yaya kaldırımı genişliği en az 1.50 metre olmalı.
-Yaya kaldırımı yapılması gerekli olmayan hallerde 0.75-2 metre genişliğinde banket yapılmalı.
-Bölge bağlantı, bölge içi toplayıcı, bölge içi ve servis yollarında taşıt yolunun her iki tarafına en az 2 metre genişliğinde yaya yolu yapılmalı.
-Ön bahçesiz yapı düzenine sahip yollardaki yaya kaldırımı, en az 2.50 metre genişliğinde, yaya trafiğinin yoğun olduğu ticaret, büro, resmi daireler gibi benzeri kullanımların yer aldığı merkezi iş bölgelerinde ise yaya kaldırımı genişliği, en az 5 metre olmalı.
-Yol genişliğinin el vermediği hallerde 3 metreye kadar genişlik inebilir. Ancak şehrin yapılaşmasına açık meskun alanlardaki yollarda yapılacak yeni düzenlemelerde yaya kaldırımı genişliği 1 metreden az olamaz.
-Yaya kaldırımında yayanın emniyetle yürümesine mani olacak çiçeklik, taş veya demir gibi her türlü engellerle, elektrik direği, trafik işaret direği, ilan levhaları ağaç ve benzeri elemanlar bulunmamalıdır.
-Yaya kaldırımında bordür taşı üst seviyesi taşıt yolu üst kaplamasından en fazla 0.15 metre yükseklikte olmalıdır.
-Yaya kaldırımının eğimi yüzey sularının akıtılması için taşıt yoluna doğru yüzde 2-3 oranında olmalıdır.
-Bordür taşı 0.70 metre ile 1 metre boyunda ve 0.15-0.20 metre genişliğinde olmalıdır.
-Yaya kaldırımı, parke taşı, beton döşeme blokları kolay sökülüp tekrar kullanılabilir malzemeyle kaplanmalıdır.
-Yaya kaldırımı üzerine yapılan alt yapıya ait rögar, baca kontrol ve benzeri tesislerin kapakları kaplama yüzeyiyle aynı düzlemde olmalıdır. Ayrıca, yayanın ayağının takılacağı beton veya demir baba veya diğer herhangi bir çıkıntı, bitmiş kaplama taşında topukların girebileceği genişlikteki delikli yüzeylerden kaçınılmalıdır.
***
Alıntılarımızı Necip Fazıl’dan bir dörtlükle noktalayalım:
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
***
Kaldırımlara gereken önemi vermeyenlerin Necip Fazıl’ı gerçekten sevdiklerine inanalım mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder