Pazar, Kasım 13, 2005

BİLGİ EDİNME

Geçen yazımızda Konya Valiliği'ne e-posta yolu ile yaptığımız bilgi edinme başvurumuzdan bahsetmiştik. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Md. Sn. A. Selim Gülbahar yazımızın yayınlandığı gün arayarak konuyla ilgilendiklerini, başvurumun hemen değerlendirilerek ilgili birime yönlendirildiğini bildirdiler. Duyarlı davranışlarından ve nazik yaklaşımlarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Yine aynı gün e-posta yoluyla başvurumun 31.08.2005 tarih ve 49 sayılı üst yazı ile İl Emniyet Müdürlüğüne gönderildiği bildirildi. Ancak ben hala Konya Valiliği'nce havai fişek gösterilerinin hangi şartlarda yapılacağı hakkında bir düzenleme yapılıp yapılmadığını öğrenememiş bulunuyorum.

Selçuklu Belediyesi Konya’da Belediyeler Kanunu’ndaki son değişikliklerle kurulması zorunlu hale getirilen “kent meclisi”ni oluşturmuş tek belediye. Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi atılan bu adımın arkasının getirilmesi gerekiyor. Çalışma gruplarının sağlıklı biçimde oluşturulması ve bir aksiyon planı yapılmasındaki sıkıntıların giderilmesi şart. Yoksa Kent Meclis’i de Çalışma Grupları da belediye yetkililerinin başkanlık ettiği, yandaş kişi ve kuruluşların temsil edildiği,sadece isimden ibaret göstermelik oluşumlar haline gelir. Bunu önlemenin bir yolu bu konuda bir yönetmelik çıkartmak olabilir. İşin üzerine ciddi olarak eğilen belediyelerde bu yapılmıştır. Selçuklu Belediyemizin de bu konuda bir şeyler yaptığını Kent Meclisi Yönetmeliği’ni çıkarttığını sanıyorum. Ancak bu yönetmeliği edinmek için elektronik ortamdan yaptığım başvuruya herhangi bir karşılık alamadım.

Yine aynı yolla Konya Büyükşehir Belediyesi’nden KOMEK’le ilgili bazı bilgileri talep ettik. Sağ olsunlar, hemen ilgilendiler Halkla İlişkiler Birimi’nden Sn. Emine Akıncı telefonla arayarak isteklerimizi detaylandırmamı istediler. Birkaç gün sonra da e-posta yoluyla sorularımın cevaplarını hiç değilse şeklen aldım.Duyarlılıkları için teşekkür ediyorum.

Bütün bunlar özlemini çektiğimiz "açık toplum" hedefine doğru adım adım yaklaştığımızın, ancak daha gidecek çok yolumuzun da olduğunun habercileri. Bugünkü konumuz olan bilgi edinme ile sınırlı bir açıdan bakarsan yapılacak ilk şeyler olarak 1- 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Kanunu’nun konusu olan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğinde olan mesleki kuruluşlar ( meslek odaları) ın bilgi edinme birimlerini ivedilikle kurmaları gerekiyor, 2-Sivil toplum kuruluşları bilgi edinme hakkı konusunda toplumu bilinçlendirmelidir. Böylece hem gereksiz ve eksik başvurularla kumlar meşgul edilmemiş olur hem de bir devrim niteliğinde olan bu hakkın Kanun’un 1. maddesinde belirtildiği gibi demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak gerçekten hizmet etmiş olması sağlanır. Aslında geçtiğimiz ayın sonunda sivil toplum kuruluşları için bilgi edinme konusunda etkinlik düzenlemek için güzel bir fırsat vardı. 28 Eylül Uluslararası Bilgi Edinme Hakkı Günü’ydü ama toplum olarak biz bu günü ıskaladık.Bildiğim kadarıyla o gün bir tek Tüketiciler Birliği’nin Konya’da mukim genel başkan yardımcısı Sn. Kemal Özer bir basın bildirisi yayınladı. O da yerel basından öte ülke gündemine taşınmadı. Ümidimiz o ki bu anlamlı gün de her yıl aralık ayında kutlanan İnsan Hakları Günü gibi toplumun tümü tarafından benimsenir ve bu konudaki bilincimizi yükseltecek etkinliklerle kutlanır.

OKUDUKÇA

bir kartaldın yaralandın içini doldurdular
dekor yaptılar seni vitrine kondurdular
sarp bir kaya olsaydı ya altındaki
ve bir bıldırcın şu göbekli müşteri.

işte böyle kartal kardeş pusu denen namussuz
alıp götürdü seni ziyan oldu bütün yaz
bak bir şey kımıl kımıl şu çalının içinde
haydi kıpırda biraz.

İbrahim Tenekeci


KİTAPLAR ARASINDA

ÖLÜMÜME İLİŞKİN BİR YAZI
Çev. Celal Soydan
İmge Kitabevi Yy, Ankara 2005

Ölümüme İlişkin Bir Yazı, Pakistan-Hint Edebiyatından Öyküler alt başlığını taşıyor. Kitap ilginç adını içindeki ikinci öyküden almış. Pakistan ve Hindistan'da yaşayan 14 yazarın 16 öyküsünün yer aldığı bu mini antoloji zevkle okunacak ve okurken de aramızdaki mesafe biraz uzak olmakla birlikte aynı kültür havzasının insanları olduğumuzu hissedebileceğimiz bir eser.

Bu münasebetle şu sıralar büyük bir depremle acılara gark olan Pakistan-Hindistan-Keşmir'lilere başsağlığı diliyor, hepimizin bu insanlar için bir şeyler yapmak için harekete geçmemizi diliyorum.

Hiç yorum yok: