Bugün sizlerle Merhaba’nın 3 Kasım 2008 Pazartesi günü eriştiğim internet sayfasındaki haber başlıklarına kısa kısa değinerek birlikte olacağım.
Su altı sır yuvası- Bir açıdan bakılırsa insanoğlu hep bir sır dünyası içinde yaşamıştır ve yaşayacaktır da. Mikroskobu bulduğunda artık görünmeyen canlılar dünyasının tamamını gördüğünü sanan insanoğlu elektron mikroskopla daha göreceği çok şey olduğunun şuuruna ulaşabilmiş midir acaba?
Bir yudum Osmanlı!- Atalarımızın başarılarından cesaret, hatalarından ders alabiliyorsak ne mutlu bize. Yok sadece başarılardan bahsedip şişiniyorsak vay halimize (çünkü şişip şişip patlamamız çok zaman almayacaktır).
Özel polikliniklerde de katılım bedeli alınmıyor- Bildiğimiz kadarıyla katılım bedeli aile hekimliği sisteminin başladığı illerde sevk zincirine uyulmadığı, yani aile hekimini atlayarak hastanelere gidildiği zaman uygulanıyor. Bu sistem içinde özel polikliniklerin yeri neresidir anlayamadım.
82 Anayasası yama tutmuyor- Tutmaz. Başka anayasalar da tutmaz. Tutuyorsa zaten o anayasanın “ana”lığından şüphelenmek lazım. Anayasalar bir ana fikir, dünyaya belirli bir bakış etrafında şekillenen çok temel metinlerdir. Biz de olduğu gibi ayrıntılara girilmez. Girilirse üç gün sonra halkın ihtiyaçlarına cevap vermemeye başlar, içtihadın dahi önüne engel hale gelir, ikide bir yama ihtiyacı hasıl olur. Birilerinin yangından mal kaçırmak için madde sokuşturduğu yeni bir anayasanın da eskilerinden farkı olmayacaktır. Söylemedi demeyin.
Bakanlardan Öksüz’e taziye ziyareti- Ziyaret edemiyoruz ama biz de mevtaya rahmet, kalanlara sabrı cemil niyaz ediyoruz.
41 trafik polisine sertifika verildi- Sıradan memurlar için bile okulu bitir ondan sonra kitap kapağı açma devri biteli neredeyse bir asır oldu. Sürekli eğitim ve sürekli mesleki gelişim çağımızın vazgeçilmez kavramlarından. Polisimizin de bu tür eğitimlere tabi tutulması hem onların rahat hizmet etmesine hem de vatandaşın hizmetten daha memnun kalmasına yol açacaktır. Programı düzenleyenleri de sertifika alanları da kutluyorum.
Geç bulduk; yitirmek istemiyoruz- Bu haber Şevkat-Der ile ilgili. Şevkat-Der tabii ki darda kalan kadınlara büyük bir hizmet sunuyor, bunu herkes taktir ediyor. Ben gözden kaçırıldığını düşündüğüm başka bir konuya temas etmek istiyorum. Şevkat-Der Konya’nın tanıtımına ve imajına da çok önemli katkılarda bulunuyor. Milyarlar döküp Konya’yı tanıtıyorum diyenlerin yapamadıklarını yapan bu derneğe destek vermeleri lazım. Yapamayanın yapabilene yardım etmesi de büyük bir fazilettir.
Gaz zammı zulme dönüştü- Gaz zammı haberi herkesi üzdü. Herhalde en çok üzülen de Belediye Başkanımız Tahir Bey olmuştur, çünkü bu zam onun kirliliğini azaltmak için başlattığı çalışmalara en büyük sekteyi vuracak. Demek ki kaza ve gaza güvenmemek lazım. Birisi uçar gider, öbürüne zam gelir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder