Pazar, Mart 21, 2010

YAĞMURUN SESİNE BAK!

Yağmuru bekliyorduk çoktan. İyice bir yağsa da ot yaprak, börtü böcek kendine gelse diyorduk. Yağdı da çok şükür.

Bilmem bu şehrin ileri gelenleri yağmurlu bir havada cadde sokak dolaştılar mı hiç? İleri gelenleri deyince yönetici zümreyi kast ediyorum, yoksa biliyorum ki fukarasından Karun’una, cahilinden tahsillisine geri kalan falan yok Konya’mızda. Sayın Valimize belki meşguliyetleri ve yaşı böyle bir fırsatı vermiyordur ama Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerimizin sayın başkanlarının zaman olarak da yaş olarak da böyle bir tecrübe yaşamaya müsait olduklarını sanıyorum.

Sayın yetkililer, azcık bir yağmurda bile bu şehrin caddeleri sokakları yürünmez hale geliyor. Kaldırımlarda taşların söküldüğü yerlerde küçük gölcükler oluşuyor, yolların ise standart olarak her yağmurda orta büyüklükte göle dönüşen bölümleri var. Maşallah kendi hız tutkularından başka hiçbir şeyi önemsemeyen sürücülerimiz bu göllere bir daldılar mıydı bütün dikkatini yandaki kaldırımdaki küçük gölcüklere batmamaya vermiş gariban yaya başından aşağı bir bidon su boca edilmiş gibi oluyor.

Tepki göstermek lazım, ama kime?

Aman ha, size banyo yaptıran sürücüye tepki göstermeyin. Arabanın içinden kaç kişi çıkacağı, ellerinde ya da bellerinde neler olacağı hiç belli olmaz. İşin daha vahimi yediğiniz küfür ve dayak da yanınıza kar kalır.

Hal böyleyken meseleyi kişiselleştirmeden kök nedenleri analiz etmek ve kurumsal tepkiler göstermek daha akılcı gibi görünüyor.

Birinci kök nedenin yolların en ufak yağışta göl haline gelen kısımlarının bulunması olduğunda hemfikir olmayan yoktur herhalde.

Kim düzeltecek şehir içindeki bu yolları?
Belediye.
Düzeltiyor mu?
Hayır.
Neden?
Çok meşguller.
Neyle?
Yol kalitesini zerre kadar arttırmayan asfaltlar döküp kaldırıma da yaya geçişini zora sokan totemler dikmekle. Bir de, garibanların ulaşımına pek de katkısı olmayan ancak markalı araçların şehir içinde daha da hızlı gitmesini sağlayan alt geçitlerle.
Şikayetçi oldun mu?
Olmadım.
Neden?
Daha önceki şikayetlerime bize şehirciliği mi öğretiyorsun deyip geçtiler. O sebepten, bu defa şikayetim Yaradan’a!

İkinci kök neden trafikteki arabaların şehir içi hız limitlerine uymamaları.
Bunu kim düzeltecek?
Birincisi trafik polisi, ikincisi sürücülerin kendisi.
Düzeltiyorlar mı?
Hayır.
Neden?
Herhalde trafikle ilgili polis sayısı yetersiz, radar sayısı yetersiz. Organizasyon bozukluğu olup olmadığı konusunda bilgimiz yok. Güvenlik kurumlarıyla ilgili bilgi almak da yorum yapmak da zor işler. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak mümkün olmadığından daha fazla söz etmemek lazım.

Sürücülere gelince, onlar kendilerinin ya da bir yakınlarının canı yanana kadar hiçbir şeye aldırış etmeyen bir kültürden geliyorlar, onların düzelmesi için insanca bir uyarı yaparsanız başınıza neler gelebileceğini az önce yazdım. Onların düzelmesi için Yaradan’dan bir mucize beklemek lazım.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

sadece bilgilenmekle kalmadım, yazıdaki enfes çıkarımla keyif aldım, eline sağlık nesli tükenmekte olup koruma altına alınması gereken bir akademisyen olan değerli Nazmi Hocam.