Geçen yazılarımdan birinde 20.07. 2005 Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek’le “Konya Tabip Odası Sağlıklı Çevre ve Şehir Komisyonu” olarak görüştüğümüzü ve Konya’nın Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Şehirler Projesi’ne katılması için çaba gösterilmesini talep ettiğimizi belirtmiştim. Okuyucularımızdan gelen sorular üzerine bu yazımda Sağlıklı Şehirler Projesi’nin kısa tanıtımını yapmak ve üyelik koşullarını özetlemek istiyorum.
Gezegenimiz 21. yüzyıla yarısı şehirlerde yaşayan 6 milyarı aşkın insanla girmiştir. Şehirli nüfusun bu denli büyük oluşu birçok avantaj ve dezavantajı da beraberinde getirmektedir. Sorun, şehirlerin nasıl yönetileceği ve şehirleşmenin hızla arttığı bir dünyada “herkes için sağlık” koşullarının nasıl yaratılacağıdır. Bu doğrultuda, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa şehirlerindeki karar vericilerinin gündemine şehir sağlığı kavramını birinci sıraya yerleştirebilmek için uzun dönemli uluslararası bir gelişim projesi olarak "Sağlıklı Şehirler Projesi"ni başlatmıştır.
Sağlıklı Şehirler Projesi; sağlıkta ve sağlık hizmetlerine ulaşmada eşitsizliği azaltmak, yerel düzeyde sağlıklı toplum politikasını geliştirmek, sağlığı destekleyen fiziksel ve sosyal çevreyi oluşturmak, sağlık için toplum aktivitesini güçlendirmek yeni gelişmelere uyum gösteren bir toplum oluşumunu sağlamak herkes için sağlık stratejisi ve sağlık gelişimi prensipleri ile uyumlu sağlık hizmetleri kurmak amaçlarına yöneliktir.
“DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi”ne üye olabilmek için kapsamlı bir çalışma gereklidir. Proje, ilgili, kararlı, sonuç almak isteyen, bunun için düşünce üreten, işbirliğine açık, ortak çalışmaya yatkın, sorumluluk paylaşan her şehre açıktır.
Üyelik için neler gerekiyor?
Belediye Başkanı’nın üye olmak istediğini belirten bir mektubu DSÖ’ne göndermesi ve projeye politik destek sağlayacağını taahhüt etmesi
Belediye Meclisi’nin projeye üye olunacağını, yıllık aidatların ödeneceğini, proje ofisi kurulacağını ve proje koordinatörü atanacağını taahhüt eden bir karar alması
Şehirde sağlıkla ilgili karar vericiler(valilik, il sağlık md.lüğü, il çevre md.lüğü, üniversite, ilçe belediyeleri, sivil toplum kuruluşları)in taahhütlerinin alınması
“Sağlıklı Şehirler Proje Ofisi”nin kurulması
İyi İngilizce bilen bir proje koordinatörü atanması
“Şehir Sağlık Gelişim Planı”nın hazırlanması
“Şehir Sağlık Profili ve Sağlıklı Şehir Göstergeleri”nin hazırlanması
“Şehir Sağlık Profili”
Şehir Sağlık Profili şehir sakinlerinin sağlığının ve sağlıklarını etkileyen faktörlerin niceliksel ve niteliksel açıklamasıdır. Sorunları tanımlar, çözüm için önerileri ve faaliyetleri teşvik eder. Şehir sakinlerine sağlıkla ilgili doğru, güncel, tarafsız ve bağımsız bilgi sağlanması amaçlanır.
Şehir Sağlık Profili; şehirle ilgili sağlık bilgilerini özetler. Şehirdeki sağlık konularını, sağlığı etkileyen faktörleri ve sağlığın geliştirilmesi için önerilen faaliyet alanlarını tanımlar. Sağlıkla ilgili hedefleri belirler. Sağlığı etkileyen konular hakkında halka, politikacılara, profesyonellere ve karar vericilere kolayca anlaşılabilir bilgiler verir. Şehir sakinlerinin şehirdeki sağlıkla ilgili görüşlerini içerir. Şehirler Sağlık Profili için standart bir tanım yoktur. Her şehir kendi yapısına uygun bir profil oluşturur. Bu profiller nüfusa ilgili temel bilgileri ve hayati istatistikleri kapsar. İçeriğe alınabilecek diğer alanlar sağlık durumu, yaşam biçimleri, hayat şartları, sosyo-ekonomik şartlar, fiziksel çevre, eşitsizlikler, fiziksel ve sosyal altyapı, halk sağlığı hizmetleri ve politikalarıdır.
“Sağlıklı Şehir Göstergeleri” sağlığın ve sağlığı etkileyen faktörlerin ölçütleridir. Şehirler arasındaki karşılaştırmalar için temel oluşturur.
“Şehir Sağlık Gelişim Planı”
Şehir Sağlığı Planı bir şehrin sağlık vizyonunu ve bunun elde edilmesi için atılacak adımları ortaya koyar. “Şehir Sağlık Gelişim Planı” DSÖ’nün “Herkes İçin Sağlık” stratejisini yerel duruma uyarlar. Planın en önemli özelliği kapsamlı ve sektörler arası olmasıdır. Sağlıkla ilgili tüm faaliyetleri entegre eder ve tüm sektörler arasında bağlantı kurar. Plan sektörler arası işbirliği ve toplum katılımı yoluyla üretilir.
"Şehir Sağlık Gelişim Planı" Aşamaları
“Proje Yönetim Modeli”nin oluşturulması,
“Sağlıklı Şehir Parametreleri”nin belirlenmesi,
“Şehir Analizi”nin yapılması,
Bölgelerdeki eksikliklerin saptanması ve sınıflandırılması,
Eksikliklerin giderilmesi için “Beş Yıllık Uygulama Planı”nın hazırlanması,
Uygulama çalışmalarının başlatılması.
Sağlıklı Şehirler Projesi’ni andığımız ilk yazımızı “Top artık Sayın Başkan’da…” diye noktalamıştık. Topun aynı kişide kısa bir süreden fazla durmasının oyunun kurallarına aykırı olduğunu hatırlatalım. (Belgeler için bkz.: http://www.euro.who.int/document/E81924.pdf)
GEZİ/ZİYARET NOTU
Konya Tabip Odası Sağlıklı Çevre ve Şehir Komisyonu olarak merkez ilçe belediye başkanlarını ziyarete başladık. İlk randevumuz 2 Ağustos 2005 günü Karatay Belediye Başkanı Sayın Mehmet Hançerli ileydi. Sayın Hançerli’ye başta Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Şehirler Projesi olmak üzere çeşitli görüşlerimizi aktardık. Başkan’ın “proje” kelimesine kulak kabarttığı, ancak bir not dahi almadığı gözümüzden kaçmadı. Yılların belediyecisi olan Hançerli’nin belediyecilikten sadece imara arazi açma, fakirlere yardım yapma, sünnet kampanyaları düzenleme gibi güzel olmaya güzel, ama artık sıradanlaşmış işleri anlamadığını zannediyoruz.
Acaba zannımızın kesin bilgi haline dönüşmesi için ne kadar zaman gerekecek?
OKUDUKÇA
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Ataol Behramoğlu
KİTAPLAR ARASINDA
İNSAN OLMAK
Engin Geçtan
Metis Yayınları, İstanbul 2004
Prof. Dr. Engin Geçtan’ı geçen yılın karlı bir günüde, Kasımpaşa Deniz Hastanesi Komutanlığı’nın düzenlediği İnsan İlişkileri Sempozyumu’nda dinlediğimde defterime “bilim adamlığını aşmış, bilge olmuş bir hekimle karşılaştım” notunu düşmüştüm. İnsan Olmak’ı okurken Engin Hoca’nın bu yolda attığı ilk adımlardan kaynaklanan ayak seslerini duydum.
Sakın ola adına bakıp bu kitabı piyasada artık neredeyse binlercesi bulunan mutlu olmak için yapmanız gerekli şu kadar şey, yapmamanız gerekli bu kadar şey türünden kitaplarla karıştırmayın. “İnsan Olmak” bahsi geçen kitaplar henüz popülerleşmeden, 1983 yılında ilk baskısını yapmış ve aradan geçen yirmi yıl içinde 26. baskıya ulaşmış. Popüler olmak, ya da insanlara neleri yapmaları, nelerden uzak durmaları gerektiğini öğretmek gibi bir iddiası olmayan bu kitap psikoloji ve psikiyatri bilimlerinin ışığı altında “işte insan!” diyerek bizim kendimizi, çevremizdekileri ve toplumumuzu daha iyi anlamamız için ip uçları sunan bir rehber.
“Bugün insanların birbirinin karşıtı iki ayrı eğilimi doğuştan getirdiğine inanıyorum. Bir yanda dostluğu, sevgiyi ve yardımlaşmayı içeren bir eğilim, diğer yanda bencilliğe ve bozup yıkmaya yatkın bir eğilim.Her insanda bu eğilimlerden ikisi de var; ama hangi eğilimin egemen olacağını bireyin doğduğu andan bu yana geçiregeldiği yaşantılar belirliyor. Bir başka deyişle, doğuşta gizil olarak var olan bu eğilimler çevreden gelen uyaranlarla pekiştirilir. Destek ve dayanışma ortamında yetişen bir insanda olumlu ve yapıcı duygular, kendini gerçekleştirme yollarını engelleyen bir ortamda büyüyen bir insandaysa bencil ve yıkıcı eğilimler etkinlik kazanır.”
------------------------------------------------------------------------------------------------Bu dünya yapıp ettiklerimizin yankılanıp bize döneceği bir dağdır. Mevlana C. Rumi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder